Glitter Text Generator

EY ZAMAN...SEN GİTME BENDEN..BEN NASIL OLSA GELECEĞİM ARDINDAN.....


• 10/11/2009 - SEN GİTTİN MASAL BİTTİ......

Kategori: ASK


Sen Gittin Masal Bitti


Sen gittin evimin adresi, kapımın zili gitti
Sen gittin sazımin teli, kuşumun dili gitti
yangınlar düştü yüreğime, ıssızlaştı şehir
sokaklara hüzün yağdı, gözlerime yağmur
kapandı üstüme kapılar, ben kapandım içime
günlerce haftalarca ağladım
kırık bir ağaç dalında,öksüz bir kuş gibi kaldım

Sen gittin
hazanlar başladı ömrümde
yaprağa duran ağaçlarım gitti
umutlarım gitti, baharlarım
tutam tutam saçlarım gitti
dudağımda şarkılar yarım kaldı
bardağımda rakılar

Sen gittin
yüreğimde kanayan şiirler
masamda sigara izmaritleri kaldı
ben kaldım öyle tesellisiz ortalarda
birde yıkıntım

Sen gittin
Şiirlerim öksüz kaldı
kalemlerim, defterlerim
ellerim, gözlerim, kirpiklerim
yüreğimde kalkıp giden gemilerim
dillerim öksüz kaldı
ne varsa dağıldı geride kalan
çöl oldu şiiristanım
hayalim, düşistanım

Sen gittin
kemanım yayım, güneşim ayım
mutluluk payım gitti
kara bulutlar çöktü üzerime
bir ben kaldım öyle boynu bükük ortalarda
yastığımda yağmur hıçkırıkları bir de
ve yüreğime batan cam kırıkları her gece

Sen gittin
sustu kalbimin bülbülü
bahçemin gülü soldu
yoldu bağrımı yokluğun

Sen gittin
ağzımın tadı
mutluluğumun adı gitti
yaslı yaşım, gamlı başım
zehir aşım, otuz yaşım kaldı

Sen gitin
hayalim düşüm
sevincim gülüşüm
servetim işim gitti

Sen gittin
özlemin yüreğimde
yokluğun kirpiğimde çoğaldı
sen gittin umudum gitti
gururum gitti
her gece oturup ağladım
ıslandı ekmeğime karıştı korkunç acı
gülmek nedir unuttum gitti

gittin ömrüm insafsız ayaklarına toprak oldu
kavruldu bahçelerim çiçeklerim soldu
acılarım içimde fışkıran kan,
gönlüm rüzgarlarda savrulan yaprak oldu

Sen gittin
çakıl taşlarım
yürekvuruşlarım
sevgikuşlarım gitti
yaralı bir ceylanın bakışında yaralı kaldım
her yerde izimi sürüyor avcılar

gittin işte o gidiş gittin, bir daha dönmedin geri
yarısı sende kaldı kalbimim, yarısı bende ezgili
ardında kara bulutlar, kara günler
ve her gece soğuk ölümler kaldı
hasretin kaldı birde
ben kaldım öyle deli, öyle divane ortalarda
ah seher yeli

sen gittin ben bittim masal bitti

alıntıdır
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

• 4/11/2009 - ..........

Kategori: ASK

http://www.izlesene.com/video/muzik-ugur-isilak-askin-cenazesi-var-garamustafa/325555
Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

• 4/11/2009 - AŞK BİTTİ..........

Kategori: ASK


http://www.izlesene.com/video/muzik-ezginin-gunlugu-ask-bitti/950412
Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

• 27/10/2009 - SERÇENİN GÖZYAŞLARI

Kategori: ASK

                            

SERÇENİN GÖZYAŞLARI

O gün erken uyanmıştı. İçinde her zamankinden farklı birşeyler


vardı; sevgi mi deseydi buna yoksa başka birşey mi bilemiyordu...

Ama iki yıldan beri içinde tertemiz bir sevgiden başka birşey yoktu

ki! Yine de bu günkü farklıydı içinde sevinç, sevgi ve heyecan

karışmıştı... O nedenle güne nasıl başlasam diye düşünürken içi içine

sığmıyordu. Çocuğun duyguları gibi gün de çok farklıydı, çok

özeldi.Bugün dünyanın en kutsal, en güzel duygusunu paylaşanların

günüydü; yaşamın amacı olan duyguyu paylaşanların günü... Çocuk

bunun için, o taptığı, kendinden fazla değer verdiği, tarif edilmesi

istenildiğinde tarif edemediği kadar büyük bir sevgiyle sevdiği kıza

nasıl bir armağan alacağını düşünüyordu: Şöyle kocaman ve sevimli bir
tavşan? Ama bu olmazdı, kıza doğum gününde almıştı bunu. Peki ya

çok güzel ve değerli bir kolye? Bu olabilir diye düşündü. Ama bu da

olmazdı, alacağı hediyenin kıza kendi parasından çok tertemiz

sevgisini anlatmasını istiyordu o... Uzun uzun düşündü; bu nasıl bir

hediye olmalıydı? Sonra bir ışık belirdi zihninde: Kiristal bir gül! Bu

çok güzel bir fikirdi! Hemen hazırlandı ve mağaza mağaza gezmeye

başladı. Hayalinde oluşturduğu o hediyeyi aramaya başlamıştı.

Saatlerce aradı ama böyle birşey bulamadı hiçbiryerde...

Umutsuzluğa kapılmış kız arkadaşının yanına gidiyorken; sokakta çok

tatlı, ufacık bir kızın elinde koskoca bir sepetle gül sattığını gördü.

Onun istediği kristal bir güldü; hiç solmaması için... Yine de ufacık

bir çocuğu mutlu ederek alınacak bir hediyenin daha değerli olacağını

düşündü ve bütün sepeti satın aldı. Bu arada sevdiği kızdan çağrı

gelmişti. Yarım saat sonra orada olacağını belirten bir mesaj attı ve

yoldan geçen taksiyi durdurdu çocuk. Gideceği yeri şoföre söyledi ve

yine hayallere daldı... Kimbilir ne kadar mutlu olacaktı "biriciğim"

diye hitap ettiği, uğruna şiirler yazdığı, herşeyden önemlisi sevdiği o

kız. Bu hayaller içinden bir ara sıyrıldı ve arabanın süratlendiğini

fark etti. Ama bu sorun değildi aksine daha iyiydi çünkü biriciğine

daha kısa sürede kavuşacaktı. Tekrar daldı düşüncelere...Ani bir

fren sesi ve kulakları sağır eden bir gürültüyle kendini bembeyaz bir

yolda buldu. Hertaraf bembeyazdı ve kendinden başka hiçkimse

görünmüyordu ortalıkta... Ölmüş olmalıydı... Ama neden bugün?

Neden biriciğini göremeden? Derken yanında beliren melek ona

cehenneme gideceğini söyledi. Çocuk hiçbir tepki vermemişti sadece o

üzgün gözlerini çok uzaklarda biryerlere odaklamış, meleğin

söylediklerini dinliyordu... Cehennem kapısına geldiklerinde melek son

sözlerini ve son dileğini istedi ondan. Çocuk, az önce uzaklıklara

meydan okurcasına sonsuzluğa dikmiş olduğu gözlerini bu kez meleğin

gözlerine dikti ve "son bir kez onu görmek istiyorum" dedi. Melek

şaşırmıştı. Çünkü bugüne kadar hiçkimse "günahlarımı affedin"

sözlerinden ya da "cennete gitmek" dileğinden başka hiçbir dilekte

bulunmamıştı. Gerçi çoğunun dilekleri kabul edilmemişti... Ama bu

çocuk az da olsa cehennemden kurtulma şansını geri çevirip; ölmeden

önce sevdiği kızı görmek istemişti... Biraz beklemesini söyledi ona ve

ortalıktan kayboldu. Çocuk tek başına kapıda beklerken, melek

çocuğun cehenneme gitme sebebine baktı: kitapta "bir insanı büyük

yaratıcıdan çok sevmiş ve o na tapmış..." yazıyordu. Melek çılgına

döndü; bu nasıl bir şeydi? Nasıl bir duyguydu, sevgiydi? Tekrar

çocuğun yanında belirdi ve dileğinin kabul edildiğini söyledi. Aynı anda

çocuk kendini "biriciğinin" yanında buldu: kız oturmuş, ağlıyordu...

Derken bir polis elinde bir sepet gülle gelip; kıza ismini sordu ve bu

güllerin kendisine ait olduğunu, sepetteki kartta onun isminin yazdığını

söyledi. Kız şaşkın bir biçimde sepete baktı ve bir kısmı kanlanmış

olan güllerin arasından kartı aldı; okumaya başladı. Kartta: "Bu

gülleri gözyaşlarımla yıkamak istedim ama böyle mutlu bir günde

ağlamamın yanlış olacağını düşünerek yanlarına sevgimi koyarak sana

getirdim..." yazıyordu. Bir de not düşülmüştü: "Biriciğim, bu bizim

ölümsüz sevgimizin ikinci yılı. Ve bu iki yıl içinde hayatımın en mutlu

günlerini geçirdim. Ama bu iki yıl değil, önümüzdeki yüzyıllar ne seni,

, bana unutturmaya ne de benden ayırmaya yetmeyecek. Ben kadere

inat bir gün ölsemde, yine seni herşeyden çok seveceğim..." Kız

bunları okuduktan sonra acı bir çığlık attı ve hıçkıra hıçkıra ağlamaya
devam etti... Çocuk "yeter!" diyerek gözlerini ve kulaklarını kapadı.

Ne kızın gözyaşlarını görmek istiyordu ne de hıçkırıklarını duymak.

Çünkü bunlar ona çok büyük bir acı veriyordu... Ve gözlerinden

yaşlar süzülmeye başladı... Bütün bunlar olurken çocuğu izleyen

melek, çocuğun ağladığını görünce: "Bu olanaksız! Bir ruh ağlayamaz,

bu imkansız!" diye bağırmaya başladı. "Yüce Allah'ım, nedir bu?" diye

haykırdı. Her taraf birden karardı ve kulakları sağır eden bir ses

duyuldu: "Bu sevgidir! Ben insanları yaratırken onlara güzel duyguları

bahşettim ve onlarda sevgiyi yarattılar. Kimi parayı, kimi başarıyı,

kimi eşini dostunu sevdi. Ama bu çocuk benim yarattığımı benden bile

fazla sevmiş... Onu affediyorum. Ama cennete alamam

oradakilerede bu ölümsüz sevgiyi bulaştırmasını istemiyorum. Ne

dileği varsa söylesin, yerine getirin!" Melek çekine çekine çocuğa

yaklaştı ve "Yaratıcımız seni bağışladı ne dileğin varsa yerine

getireceğiz" dedi. Çocuk ıslak gözlerle Ona bir serçe olarak dünyaya

gitmek istediğini söyledi. Melek birkez daha şaşkına döndü ve neden

bir insan olarak değilde bir serçe olarak gitmek istediğini sordu:

Çocuk:"Ben artık onun ve ailemin, sevdiklerimin gözünde bir ölüyüm.

Şimdi tekrar karşılarına çıkıp ben ölmedim, bakın yaşıyorum demem

daha büyük bir yıkım yapar onların duygularında. Onlara daha fazla

acı çektirmek istemiyorum. Bir serçe olarak gidersem herzaman,

uzaktan da olsa biriciğimin yanında olabilirim; geceleri uyurken

penceresinin camından o tatlı yüzünü izleyebilirim..." dedi ve dileği

gerçekleşti. Tekrar yaşama dönmüştü ve önceden hep yapmak

istediği gibi özgürce gökyüzünde uçabilirdi. Ve kanatlarını çırpmaya

başladı. Hemen sevdiği kızın evine gitti; odasının camının önündeki

ağacın dallarından birine kondu ve onu izledi... Günler, aylar böyle

akıp gitti... Minik serçe, kız nereye giderse hep onunla birlikte

gitti... Şimdi aradan iki yıl geçmişti ve kız iki yıldan beri ilkdefa

gülmüştü. Karşısındaki yakışıklı gencin anlattıkları onu güldürmeyi

başarmıştı... Kız eve döndüğünde yatağına uzandı; uzun uzun, kara

kara birşeyler düşündü... Sonra çok sevdiği ve acısını kalbinde

taşıdığı çocuğun resmini eline aldı, uzun uzun baktı ve kendi kendine

konuşmaya başladı: "Nerdesin? Seni çok özledim... Zaman hiç

geçmedi sen yokken yanımda... Şimdi biriyle tanıştım; bir haftadır

onunla buluşuyoruz... Biliyormusun; senden sonra ilk defa beni

güldürmeyi başaran o oldu... Hatırlıyormusun; iki yıl önce bu gün sen

bana bir sepet gül ve onların yanında bir kart vermiştin... Kartta;

"Seni iki yıl sonra değil, yüzyıllar boyunca bile unutmayacağım..."

yazıyordu... Ama ben bunu başaramadım, aşkımıza sadık kalamadım;

onu seviyorum..." dedi ve bunları söylerken de gözyaşları boşaldı;

yanaklarından süzülerek... Bütün bu olanları camın ardından izleyen

minik serçenin kalbine birşey saplanmıştı ve gözleri dolmuştu...

Derken melek beliriverdi karşısında:" Sakın ağlama, biliyorsun

serçeler ağlarsa ölür..." dedi. Ama minik serçe sevdiği kıza son

birkez daha doya doya bakarak gözyaşlarını serbest bıraktı...

Bu defa yaratıcı, çocuğu affetmedi. Ama hiçbir günahı olmadığı için


cehennneme de atamadı, Onun cennete de girmesini istemiyordu

yaratıcı... Ve çocuğu gökyüzüne hapsetti... İşte o günden bu güne,

nezaman bir aşık üzülse gökyüzündeki bütün serçeler ağlar.

ALINTIDIR

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

• 23/10/2009 - BIRAKMA ELLERİMİ

Kategori: ASK


Bırakma ellerimi

Korkuyorum.Okula yeni başlamış bir çocuk gibi.
Korkuyorum.Beni bırakıp,gideceksin diye.
Yeni doğmuş bir yavru gibi
Korkuyorum.Cami avlusuna bırakılmaktan.
Korkuyorum.Kaybolmaktan.
Korkutuyor,bu ıssız,sensiz geceler.
Korkutuyor,Ürpertiyor beni
Seni yitirme kaygısı.
Sensizliğe mahkum olmaktan korkuyorum.
Uykularımda kabuslar görüyorum.
Bırakılmışım.Terkedilmişim.
Uyanıyorum.Terler içinde.
Bırakma!
Bırakma; ne olur.
Bırakma bu ellerimi.
Sensiz kalmaktan,
Yaşam umudumu yitirmekten korkuyorum.
Sana uzanan bu ellerimi tut.
Tut.Ne olur,bırakmamak üzere.
Öylesine sıkı tut ki;
Uyandığımda ellerimde olsun ellerin.
Masalını anlatıp giden anneler gibi yapma.
Masal bitince çekip,gitme.
Masal da olsa,
Bitirme bu masalı.
Bırakma bu ellerimi.
Sensiz kalmaktan,
Yaşam umudumu yitirmekten korkuyorum.
Sana uzanan bu ellerimi tut.
Tut.Ne olur.
Bırakmamak üzere.
Öylesine sıkı tut ki;
Uyandığımda ellerimde olsun ellerin.
 

Muammer Erdem

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Hakkımda

Bugünde yarın da yüreğin kadar yanındayım , Kendini yanlız hissettiğinde elini yüreğine koy ben hep oradayım!!


More Cool Stuff At POQbum.com


Seninle


Glitterfy.com - Glitter Graphics
Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Blog RSS
gizemli
gıcık
tükeneceğiz

Kategoriler

Günlük Burç

Glitterfy.com - Glitter Graphics

Arkadaşlar

siriusss
seniseviyorumsemra
aydın karahan
kafkef78
vebittinsen
gülnaz hasköy
sevgim8
melankoli22
bloomtuba
hakan selvi
gulyabangulum
benduras
nihalim58
leyl5889
anindayorum
hulyaningunlugu
hazanyapragim
sevgidaimolsun
heptek
asiruzqar
sevgimdesin
laremmm
Sayfa Güncel Sayfa:1 Toplam:48
| Sonraki Sayfa
cursor